Bazı kimyasal tepkimeler birbirinin ayna görüntüsü olan iki farklı molekül üretir. Yaşam ise bunlardan yalnızca birini kullanır: hücrelerinizdeki amino asitler ve DNA'daki şekerler tek ellidir — kimyacıların homokiralite dediği bir özellik. Bir tepkimenin tek bir eli seçmesini sağlamak son derece değerlidir: ilaç üretiminde enantiomerlerden biri hastalığı tedavi ederken ayna görüntüsü zarar verebilir; talidomid faciası bunu acı biçimde göstermişti. Ancak on yıllar boyunca bu seçiciliğin nasıl oluşabileceği belirsiz kaldı.

O dönem Université Paris-Sud'da çalışan profesör Henri B. Kagan ile Tokyo Bilim Üniversitesi'nden profesör Kenso Soai bu sorunun yanıtını iki adımda verdi. Kagan 1986'da bir katalizör karışımının, beklenenden çok daha fazla oranda tek bir ayna görüntüsü ürettiğini gösterdi; bu 'doğrusal olmayan etki', katalizörün kiralliğinin ürüne orantılı biçimde geçtiği varsayımını çürüttü. Kagan böylece asimetriyi güçlendirmenin bir yolunu bulmuştu.

Soai ise zinciri otokatalizle kapattı: ürünün kendi oluşumunu katalizlediği bir tepkime. 5-pirimidyl alkanol adlı molekülün rastlantısal çok küçük bir fazlalığından yola çıkan tepkime, bu fazlalığı öyle büyütüyor ki ürünün yüzde 99,99'a varan kısmı tek bir enantiomerden oluşuyor. Fizikçi Charles Frank'in 1953'te çizdiği modeli karşılayan 'Soai tepkimesi', kimya tarihinin en zarif deneylerinden biri sayılıyor.

Akademi, keşiflerin 'ilaç üretimi gibi uygulamalarda kullanılan tepkimeleri tasarlayan kimyacılar için son derece önemli' olduğunu ve yaşamın tek elli kimyasının nasıl başlamış olabileceğini açıklamaya yardımcı olduğunu belirtti. 7 Ekim'de açıklanan ödül, bu hafta tıp ve fizik ödüllerinden sonra verilen üçüncü Nobel oldu.