Sağlık, dijitalleşmenin tökezlediği yer. Berlin'deki Charité hastanesinin otuz yıllık hastane BT geçmişine bakan ve heise'in yayımladığı bir değerlendirme, meseleyi üç nesneyle anlatıyor: bir dijital strateji, Epic tartışması ve bir faks makinesi.
Strateji işin kolay kısmı ve her büyük hastanenin bir tane var. Vaat tanıdık: birleşik bir hasta kaydı, hastayı takip eden veri, evrak yükünden kurtulmuş klinisyenler. Teslim aşamasında iş değişiyor: bir şeyler onlara bağlı olduğu için kapatılamayan eski sistemler, kimsenin tam belgelemediği arayüzler ve teknolojinin iki kez değişmesine yetecek uzunlukta satın alma döngüleri.
Epic tartışması, hastanelerin artık karşı karşıya olduğu seçimin en keskin ifadesi. Baskın bir ABD elektronik hasta kaydı sağlayıcısından satın almak entegrasyon ve modern bir platform vaat ediyor; aynı zamanda uzun ve pahalı bir geçiş, tek bir tedarikçiye derin bağımlılık ve başka bir sağlık sisteminin varsayımları etrafında tasarlanmış iş akışları anlamına geliyor. Kendi başına gitmek özerkliği koruyor ve on yıllık entegrasyon işini davet ediyor. İki yanıtın da maliyeti düşük değil; tartışmanın çözülmek yerine tekrar etmesinin nedeni de bu.
Bir de her şeyin simgesi olan faks makinesi var. Faks hastanede nostaljiden değil, evrensel olduğu, birçok hukuk düzeninde kabul gördüğü ve ortak bir platform gerektirmediği için yaşıyor. Onu değiştirmeye yönelik her girişim aynı duvara çarpıyor: yerine geçecek şey yalnızca bir kurumun içinde değil, her gönderici ile her alıcı arasında çalışmak zorunda. Bu, teknoloji kılığına girmiş bir yönetişim sorunu.
Otuz yıldan çıkan ders, hastanelerin teknolojide kötü olduğu değil. Ders şu: sağlığın dijitalleşmesi en az mühendislik kadar bir koordinasyon sorunu — ve yüzlerce kurum, tedarikçi ve düzenleyici arasında koordinasyon, tam olarak bir strateji slaytına sığmayan iş türü.
Uyarı: Bu yorum heise'in değerlendirmesine ve iyi belgelenmiş sektör geneli örüntülere dayanıyor; Charité'nin mevcut sistemlerine ilişkin özel iddialar özgün habere göre doğrulanmalı.




