Kurtboğan (Aconitum, ayrıca keşişotu olarak da bilinir) ve hezaren (Delphinium), Dünya'nın en zehirli bitkileri arasındadır — küçük dozlarda felce ve ölüme neden olan nörotoksinler. Yine de onları ölümcül yapan aynı bileşik ailesi, diterpenoid alkaloidler, farmakologların uzun süredir ilgisini çekiyor: bu moleküller ağrı, sıtma, kanser ve böcek zararlılarına karşı etkinlik gösteriyor. Sorun her zaman erişimdi — kimya o kadar karmaşık ki incelenmesi, değiştirilmesi veya ölçekte üretilmesi zordu.
Şimdi araştırmacılar genetik montaj hattını çözdü. Ekipteki bilim insanları, her iki bitkideki binlerce geni izleyerek, bu ailenin en karmaşık bileşiklerinden biri olan atisinyumu inşa etmek için gereken altı enzimi belirledi. Çarpıcı bir gösterimde, altı enzimlik yolun tamamını tütün bitkilerine aktardılar ve bitkiler atisinyumu kendileri üretmeye başladı. Sonuç, yabani çiçeklerin yavaş ve tehlikeli hasadını yenilenebilir, kontrol edilebilir bir üretim sistemine dönüştürüyor — ve daha iyi tıbbi özelliklere sahip yeni varyantlar tasarlamanın kapısını açıyor.
Bu keşif tek bir molekülün ötesine geçiyor. Karmaşık bir alkaloid yolunun tamamen haritalanması, bitki biyokimyasında nadir bir başarıdır ve bilim insanlarına zehirli bitkilerin içinde kilitli diğer tıbbi bileşikleri açığa çıkarmak için bir şablon sağlar. Araştırmacılar, bu molekülleri ilaca dönüştürmenin uzun bir yol olduğu konusunda uyarıyor — toksisite evcilleştirilmeli ve klinik deneyler yapılmalı — ancak ilk kez kimyanın kendisi artık darboğaz değil.




