Ars Technica'nın haberine göre, Pensilvanya'da aşısız 39 yaşındaki bir kadın kızamıktan hayatını kaybetti; kadın, aylardır süren ve ABD'de on yıllardır görülen en ölümcül kızamık vakası olan salgında hayatını kaybeden altıncı kişi oldu.

Bu ölüm, babelwire'ın adım adım izlediği bir zinciri tamamlıyor. Eylül ortasında salgının üçüncü ölümünü — 14 Eylül'de — ve ertesi gün dördüncü ölümü, nadir bir nörolojik komplikasyon sonucu yaşamını yitiren 18 yaşındaki bir gencin ölümünü bildirmiştik. 1 Ekim'de beşinci ölümü aktardık ve yerel yetkililerin vaka sayısını çoktan CDC'nin ulusal toplamının üzerinde saydığını, bu farkın da salgının resmi tablosunu yerel tablodan daha okunaksız hale getirdiğini not etmiştik.

Kızamık, bilinen en bulaşıcı virüslerden biri ve — bulaşıcı hastalıklar arasında ender biçimde — neredeyse tamamen önlenebilir. İki doz MMR aşısı enfeksiyonu önlemede yaklaşık yüzde 97 etkili; tek doz yaklaşık yüzde 93. Toplumsal koruma için yüzde 95 civarında aşı kapsayıcılığı gerekir; etkilenen topluluklardaki aşısız cepler bu eşiğin altına düştü — çocuklar arasında başlayan bir salgının bebeklerden yetişkinlere uzanan bir bilançoyla altı kişiyi öldürmesinin nedeni de bu.

Salgın aynı zamanda siyasi bir gerilim hattı. Eylül başında bir adli tabip, altı haftalık bir bebeğin kızamıktan öldüğünü doğruladı; bu, Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın ölümlerin gerçekten kızamıktan kaynaklandığını kamu önünde sorgulamasından günler sonra geldi. Bu tartışma Pensilvanya'nın ötesinde önemli: Kamuoyunun resmi sayılara ve onlardan türeyen aşı yönlendirmesine güvenip güvenmeyeceğini doğrudan etkiliyor.

Yetişkinler de korunmuş değil. Kızamık komplikasyonları — zatürre ve daha nadiren ensefalit — her yaşta öldürebiliyor; bu ölüm, riskin bebekler ve bağışıklığı baskılanmış kişilerle sınırlı olmadığını hatırlatıyor.

İzlenecekler: toplam vaka sayısının bağımsız doğrulaması, salgının zirveyi geçtiğine dair işaretler ve ölümlerin ardından etkilenen topluluklarda aşı kabulünün artıp artmadığı.