Wired'ın Kernel Panic köşesi bu hafta kolayca geçiştirilen ama çürütülmesi zor bir sav ortaya atıyor: şifreleme ortadan kaldırılmıyor, sıkıştırılıyor — ve baskı aynı anda birkaç yönden geliyor.
Bu çerçeve önemli, çünkü şifreleme tartışması otuz yıl boyunca ikiliydi. Bir üründe uçtan uca şifreleme ya vardı ya yoktu; hükümetler istisnai erişim talep ediyor, mühendislerse "iyi adamlar için istisna, herkes için açık kapıdır" diye yanıtlıyordu. Değişen şu: kavga, her biri yığının farklı bir katmanına nişan alan, tek tek makul görünen çok sayıda küçük talebe bölündü.
Yasal erişimle başlayalım. İstisnai erişim talebi ortadan kalkmadı; prosedürleşti — teknik kapasite bildirimleri, karşılıklı adli yardım düzenlemeleri ve sağlayıcıları, arka kapıyı önceden inşa etmeden teknik olarak yerine getiremeyecekleri bir mahkeme kararına göre hareket etmeye zorlayan taslak kurallar.
Sonra cihaz ucu. Sunucudan cihaza kaydırılan içerik taraması, uç noktayı denetim noktasına çeviriyor: cihaz üzerinde yasa dışı malzeme eşleştirmesi, ekrana bir şey gelmeden kim olduğunuzu tahmin etmeyi gerektiren yaş doğrulaması, mesaj üstverisini okuyan dolandırıcılık tespiti. Her önlemin savunulabilir bir gerekçesi var. Birlikteyse, bir cihazın şifrelediği şeye bakabilmesi gerektiği fikrini olağanlaştırıyorlar.
Üçüncüsü ticari katman. Yapay zekâ sistemleri veri istiyor ve verinin eğitimde hiç kullanılmadığının en temiz garantisi, hiç okunabilir olmaması. Modeller mesajlaşma, e-posta ve kurumsal belgelerin içine daldıkça bu garantiyi gevşetme teşviki artıyor — yerel ölçekte ve kısa süreliğine bile olsa.
Dördüncüsü donanım. Gizli hesaplama, uzaktan kanıtlama ve güvenli kuşaklar güveni matematikten satıcılara kaydırıyor. Bu, bir işletim sistemine güvenmeye kıyasla gerçek bir ilerleme, kendi elinde tuttuğun anahtara güvenmeye kıyasla gerçek bir gerileme: kanıtlamayı kim kontrol ediyorsa sınırı da o kontrol ediyor.
Dürüst karşı argüman şu: şifreleme kaybetmiyor. Mesajlaşma birlikte çalışabilirliği MLS üzerine kuruluyor, geçiş anahtarları şifreleri geniş ölçekte ikame ediyor, uçtan uca şifreli yedekler egzotik olmaktan çıkıp olağan hale geldi. Risk çöküş değil, kırılma: aynı ürünün bir ülkede güçlü, diğerinde zayıf şifreli olduğu ve üçüncüsünde cihaz üzerinde tarandığı bir yamalı bohça — sağlayıcılar maliyet nedeniyle en zayıf ortak paydayı seçerken.
Köşenin metaforu bu yüzden tutuyor. Sıkıştırma görünür hiçbir şeyi kırmaz. Eskiden mutlak olan garantiyi koşullu hale getirene, sonra da bir özellik kademesine dönüştürene kadar kenarlarda neyin mümkün olduğunu değiştirir. Bunu yapan önlemlere neredeyse hiçbir zaman şifreleme politikası denmez; çocuk güvenliği, yaş doğrulama, dolandırıcılık önleme ve rekabet denir.
İzlenecekler: çocukların cinsel sömürüsüne ilişkin AB tüzüğü müzakereleri ve tespit emirlerinin herhangi bir biçimde ayakta kalıp kalmayacağı; Apple'ın iCloud arka kapı talebine itirazı dahil, İngiltere'nin teknik kapasite bildirimlerine dair davalar; yaş doğrulama rejimlerinin platform mu cihaz mı düzeyinde uygulandığı; ve bir düzenleyicinin, cihaz üzerinde taramanın hem hedefli hem genel olmayan olabileceği iddiasını resmen test edip etmeyeceği. Test, şifrelemenin ayakta kalıp kalmayacağı değil — kalacak. Test, kelimenin beş yıl sonra hâlâ aynı anlama gelip gelmeyeceği.




