Geliştiricilerin uygulamalarına kimlik doğrulama, veritabanı, depolama ve sunucu fonksiyonları eklemek için kullandığı açık kaynaklı backend-as-a-service (BaaS) platformu Appwrite, proje tarihinin en kapsamlı yenilenmesi olan 2.0 sürümünü yayınladı.

Başlıca yenilik veri katmanında. Appwrite'ın yıllardır kendi API'lerinin arkasında yönettiği belge depolarının yanı sıra, 2.0 artık yerel PostgreSQL ve MySQL veritabanları sunuyor; uygulamalar bunlara standart protokoller üzerinden — psql, bir MySQL istemcisi, bir sürücü ya da kendi ORM'leriyle — doğrudan bağlanıyor. Appwrite örnekleri hazırlayıp işletiyor ancak uygulama ile veritabanı arasında artık aracılık etmiyor. Bu mimari; kimlik doğrulama ve barındırma için Appwrite kullanıp veri katmanında yerleşik SQL araçlarını, kendi migration'larını veya mevcut uygulamalarını kullanmak isteyen ekiplere yönelik. Yerel veritabanları, ayrılmış ve ücretli bulut hizmetleri olarak sunuluyor; kendi kendine barındırılan (self-hosted) yeni kurulumlarda artık varsayılan PostgreSQL olurken MariaDB ve MongoDB desteği sürüyor. PostgreSQL 18 varsayılan sürüm, 17 ise alternatif olarak sunuluyor; MySQL tarafında ise 8.4 veya 8.0 kullanılıyor.

Appwrite ayrıca iki yeni yönetilen veritabanı türü ekliyor. DocumentsDB şemasız JSON belgeleri saklıyor: Aynı koleksiyondaki iki belge farklı alanlar içerebiliyor ve yeni özellikler için şema migration'ı gerekmiyor; belge düzeyinde izinler, sorgular, sıralama ve sayfalama Appwrite SDK'ları üzerinden kullanılabilmeye devam ediyor. VectorsDB ise yapay zekâ destekli arama ve getirme (retrieval) senaryolarına yönelik: Her koleksiyon sabit bir vektör boyutuna sahip, her kayda meta veri eklenebiliyor ve benzerlik araması; kosinüs benzerliği, iç çarpım ve Öklid uzaklığını destekleyen bir HNSW indeksi üzerinde çalışıyor. Gömülü bir embeddings API'si, geliştiricilerin ayrı bir embedding hizmeti işletmesine gerek kalmadan metni vektöre dönüştürmesini sağlıyor.

Depolama tarafında Appwrite, AWS Signature Version 4 tabanlı S3 uyumlu bir arayüz kazandı. S3 işlemleri mevcut Appwrite bucket ve dosyalarına eşleniyor; böylece AWS CLI, AWS SDK'ları ve rclone gibi S3 destekli araçlar doğrudan Appwrite'a yönlendirilebiliyor. Yerel depolama API'si paralel olarak kullanılmaya devam ediyor — S3 üzerinden yüklenen dosyalar konsolda da görünüyor ve tam tersi.

Kimlik tarafında Appwrite 2.0, OpenID Connect destekli bir OAuth 2.1 sunucusu getiriyor ve bir projeyi kendi kimlik sağlayıcısına (identity provider) dönüştürüyor. Dış uygulamalar istemci olarak kaydolup kullanıcıları “Appwrite hesabıyla oturum aç” tarzı bir akışla alabiliyor ya da sınırlı kapsamlarla proje kaynaklarına erişebiliyor. Desteklenen yapı taşları arasında PKCE, token inceleme ve iptali, JWT erişim token'ları, Device Authorization Grant ve dinamik istemci kaydı yer alıyor. Bir iş ortaklığı arayüzü ise platform işletmecilerinin OAuth uygulamalarını, yönlendirme URL'lerini, sırları ve markalamayı yönetmesini sağlıyor — örneğin kuruluşların eklenti kurduğu ve bu eklentilerin devredilmiş yetkilerle Appwrite kaynaklarına eriştiği pazaryerleri için.

Yönetim arayüzü de yenilendi: TanStack üzerine yeniden inşa edilen Console IV; konsolu, dokümantasyonu, blogu ve değişiklik günlüğünü tek çatı altında topluyor. Proje ve oturum bağlamı hazır şekilde Appwrite CLI'yı tarayıcıda çalıştıran bir terminal ile bir projenin OpenAPI tanımını okuyup giriş formları üreten ve API çağrılarını doğrudan konsoldan gönderen Explorer eklendi. Bulutta Appwrite; kuruluş düzeyinde alan adı kaydı, DNS ve TLS sertifikalarını birleştiren Domains ile API, Functions ve Sites'e gelen istekleri IP adresi, ana bilgisayar adı, yol, HTTP yöntemi, başlıklar, sorgu parametreleri, kullanıcı aracısı veya konuma göre filtreleyen bir Firewall sunuyor — engelleme, yönlendirme, hız sınırlama veya challenge seçenekleri ve bir kuralın kaç güncel isteği etkileyeceğini gösteren bir önizlemeyle birlikte. Her ikisi de yalnızca buluta özel.

Kapsamın altında ise eski yürütme altyapısının yerini Swoole tabanlı bir coroutine modeli olan “Hyperloop B” aldı. Tek bir süreç, giriş/çıkış beklerken başka görevleri çalıştırarak birden fazla yoğun I/O isteğine hizmet verebiliyor. Appwrite'a göre bu, özellikle gerçek zamanlı (realtime) olayların bellek maliyetini düşürüyor: Bir belge, abone başına değil, olay başına bir kez kodlanıyor.

En büyük değişim ise kendi kendine barındıranları bekliyor. DocumentsDB ve VectorsDB, ek veritabanı motorları gerektirdiği için self-hosted kurulumlarda başlangıçta devre dışı; isteğe bağlı embeddings bileşeni de kaynak ihtiyacı nedeniyle varsayılan olarak başlamıyor. Kendi kendine barındırılan bir 1.9 kurulumundan yükseltme; migration'lar içeren sürümlü bir süreç ve önerilen bir yedekleme gerektiriyor, mevcut veriler eski veritabanı altyapısında kalıyor. Buluttaki mevcut projeler ise zorunlu migration olmadan çalışmaya devam ediyor.